Wikileaks ABD diplomatlarına ait yeni telgraflar yayımladı. Bu sefer, açığa çıkan belgeler Rusya hakkında. Yabancı gözlemciler, siyasi olarak çoğunlukla farklılık gösteren ve refah artışları konusunda kaygılı olan Rus orta sınıfının yeni hobileri ve zaaflarına yakın plan bakıyor.
2006’da, o dönemde ABD’nin Rusya Büyükelçisi William Burns Rusya’da orta sınıfın ortaya çıkışıyla ilgili bir telgraf vakfediyor. Yeni milenyumun başlangıcında, ülkede orta sınıf oluşmaya başlıor çünkü popülasyonun geliri %66 oranında bir artış gösteriyor, resmi verilere göre. Burns’e göre, “mega zenginlerden başkaları da olmak zorunda, hiç yoktan, TV ünitelerini, arabaları ve cep telefonlarını almak için.”
Orta direk, ABD’li diplomat yazıyor, siyasete ilgili ancak “bunun seri bir şekilde siyasi aktivizme dönüşmesi beklenmemeli.” “Nihayetinde, iyi maaş alan Ruslar ülkelerinin yönetiminde ve paralarının harcanması konusunda bir sesleri ve etkileri olsun isteyecek,” diye de belirtiyor belge.
İnternet erişimi ve sosyal ağların popülaritesinin gelişimi gibi faktörler de Rus orta sınıfının varoluşuna tanıklık ediyor. ABD’li analistler inanıyor ki, ülkedeki fitness merkezlerinin popülaritesi de bir başka etmen. Yabancı diplomatlara göre, Rus insanı fitness’a gidiyor çünkü kendilerini sağlıklı yaşamın propagandasını yapan Putin’e göre biçimlendirmek istiyorlar.
Ancak, spor merkezleri ve başbakanın kendisi bile birçok Rus’u zararlı alışkanlıklarından uzaklaştırmaya kadir değil. Bu, ABD’li diplomatlara göre, 2000’li yılların ortalarında başlayan ulusal çapta kısa süreli bir bebek doğum oranı patlamasını açıklıyor.
Birçok Rus’a göre, Wikileaks tarafından bu tarz gizli belgelerin ifşa edilmesi, bir şeye mal olmuyor. Malzemelerin bu web sitesinden okunması, anahtar deliğinden dikizlemek gibi bir şey.
Ruslar kendileriyle ilgili çok daha fazla vurucu gerçeği biliyorlar. Tıpkı her birey ve her ulus gibi, biz de olumlu ve olumsuz taraflara sahibiz. Sorun onları nasıl tedavi ettiğimiz- dezavantajları tartışarak kendi insanımızı hakir mi göreceğiz yoksa yapıcı sonuçlar mı çıkaracağız.
“Doğru bir vatansever halkının siyasi hatalarından, karakterinin ve kültürünün dezavantajlarından, tarihsel çöküşleri ve ekonomik kayıplarından öğrenir. İşte bu yüzden vatanperverler ülkelerini sever, onlar dikkatlice insanların nasıl ve nerede hak edilmeyen bir seviyede bulunduklarını izlerler ve bunlara dikkat çekmekten korkmazlar,” diye yazıyor Rus filozof Ivan Ilyin.
Ruslar geleneksel olarak kendilerini suçlarlar ve kendileri için yerli olan şeyleri kötülerler. Ancak, Ruslar aynı şeylerin yabancılar tarafından Rusya hakkında söylenmesinden hoşlanmazlar. Öznel bakış açısını bir kenara koyarsak, Rus insanının siyasi duyarsızlığı konusundaki dış eleştiriler doğrudur. Mesihsel özlemler, kendi düzenlerini her yerde empoze etmeye alışmış Avrupa uluslarının kaderidir. Bu virüs Atlantik’i aşarak, kendine iyi bir yer edindiği ABD’ye bulaştı günümüzde.
“Kara Şahin Düştü” –ABD’nin 1993’te Somali’deki özel operasyonuna dair- filminin yönetmeni sinema filminde yerli bir vatandaş ve bir ABD’li asker arasında geçen bir diyaloğa yer veriyor. Sahnenin mesajı basit : “burada ne işiniz var?”
Rus vatandaşlarının siyasi duyarsızlığı, yaşam şartlarını belirliyor. Fırtınalı geçmişleri onlara birçok –izm’den, ileri öğretimden, dünyanın parlak geleceğine olan inançtan ve diğer fasa fisolardan uzak durmayı öğretmiş. Elli sene önce, Sovyet insanı, kendi otoriteleri ve yabancı düşmanları tarafından küçük düşürülüyordu, yaşamın, ekmeğin ve sosisin “düşük faydaları”nın tutkusuyla yaşarken. İnsanların günlük hedeflerinin en önde geleni yemek ve çocuklarını besleyebilmekti.
Şimdiki Rus orta direğinin temsilcileri siyaset oyunu oynamamayı tercih ediyor. Onların yaşam standardı Batılı standartların hala daha gerisinde kalmış durumda. Bir ev ya da bir yat almak oligarklar olarak tanımlanan kişiler için bir ayrıcalık.
Sovyet gücü sınıf parazitlerini ve bir zamanların ideallerini yok etti. Sovyet gücü çöktüğünde, uğruna mücadele edilecek hiç bir şey kalmamıştı. Kutsal mekân asla boş kalmadı ve sonrasında Bay Dolar vardı.
Son dönemde Almanya’da ilginç bir anket yapıldı. Araştırmacılar genç nesil batı ve doğu Almanlarını kıyasladı. Araştırma gösterdi ki, eski Almanya Demokratik Cumhuriyeti topraklarındaki ekonomik şartlar altında büyüyen nesil Berlin Duvarı’nın çöküşünün 20 yıl sonrasında hiçbir dayanışma ruhuna sahip değil. Doğu Almanya’daki üniversitelerde eğitim gören ülkenin batı yakasından öğrenciler Almanya’nın doğusundaki akranlarından daha fazla dayanışma iradesi gösteriyor.
Araştırmacılar sonuçlar nedeniyle aşırı derecede şaşkındı çünkü onlar yeni nesil Alman halkını kıyaslamışlardı, Almanya Demokratik Cumhuriyeti’nde doğanları değil.
İşçilerin ve köylülerin enternasyonalizm ve dayanışma sloganları atmaya başladığı dönem 40 sene kadar sürdü. Doğu Almanlarla Nazi ve ırkçı örgütlerin üyeleri bu zaman diliminin bir yarısında belirmeye başladılar. Oysa SSCB’de, halkların kardeşliği düşüncesi çok daha uzun bir süre daha yaşıyordu.
Igor Bukler, 02.09.2011, Pravda.Ru
Çeviri: Hakan KOÇ
| | 2010 © RUSYA ONLINE. Tüm hakları saklıdır 2010 © Tasarım ve Programlama |